Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin günümüz itibarıyla sağlam üretim altyapısı, rekabetçi sanayi yapısı, gelişmiş lojistik kapasitesi ve güçlü savunma sanayi ile Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade etti.
Bakan Bolat, İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen “30’uncu Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri” konulu toplantıya katıldı. Toplantıda Bolat’ın yanı sıra İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve çeşitli sektör temsilcileri de yer aldı. Konuşmasında, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkiler hakkında detaylı bilgiler sundu.
Türkiye’nin son yıllarda istikrarlı bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Bolat, “Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıl dönümünü kutladığımız bu dönemde, Türkiye’nin geçen yılki büyüme oranı yüzde 3,6 oldu. Bu oran, OECD ülkeleri arasında ikinci büyük büyüme olarak kaydedildi. Geleneksel olarak alışık olduğumuz yüzde 4-5 arasındaki büyüme oranlarının biraz gerisinde kalmış olsak da, yaşadığımız mali zorluklara rağmen özel sektörümüzün katkısıyla bu başarıyı elde ettik. Türkiye, 1,1 trilyon dolarlık milli geliriyle dünyada 16’ncı en büyük ekonomi konumuna geldi ve satın alma gücü paritesinde 11’inci sırada yer aldı. Kişi başına milli gelirimiz de 18 bin doları aştı” dedi.
Bakan Bolat, “Mal ihracatı ve ithalatımız 640 milyar dolara ulaşırken, hizmet ticaretimiz de yaklaşık 180 milyar dolara ulaştı. Toplamda mal ve hizmet ticaret hacmimiz 820 milyar dolara çıktı” açıklamasında bulundu. “Güçlü üretim altyapımız, rekabetçi sanayimiz, gelişmiş lojistik kapasitemiz, güçlü savunma sanayimiz ve stratejik coğrafi konumumuzla Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır.” dedi.
AB-Türkiye arasındaki ticaret hacmine de değinen Bakan Bolat, “Avrupa Birliği, Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağıdır. 1995 yılında dış ticaretimiz 26,6 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 yılında bu rakam 233 milyar dolara yükselecek. Gümrük Birliği’nin sağladığı bu 30 yıllık süreçte ticaret hacmimiz tam 9 kat artmıştır. Türkiye, AB’nin 5’inci en büyük dış ticaret ortağı olmuştur. İhracatımızın yüzde 43’ünü AB’ye yaparken, ithalatımızın da yüzde 32’si Avrupa Birliği’nden gerçekleşmektedir. Bu süreçte, 11 milyar dolardan 117 milyar dolara yükselen ihracatımız, AB’den yaptığımız ithalat da 15,5 milyar dolardan 116 milyar dolara çıkmıştır. Türkiye’de ihracatın AB ile ticaretteki ithalatı karşılama oranı yüzde 50’den yüzde 100 seviyesine ulaşmıştır. Bu durum, dengeli ve karşılıklı kazanç sağlayan bir dış ticaret yapısına sahip olduğumuzu göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat, Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu bir seyir izlediğine de dikkat çekti. “Son dönemlerde Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif ve yapıcı bir sürecin başladığını görmekteyiz. Bu ilişkiler yalnızca ticaretle sınırlı değil, doğrudan yatırımların da önemli bir rolü var. 2003-2025 yılları arasında ülkemize 287 milyar dolar doğrudan uluslararası yatırım girişi sağlandı. Avrupa Birliği’nin üyesi olmayan, ancak Gümrük Birliği ile güçlü bir entegrasyona sahip olan Türkiye’nin bu yeni ekonomik rüzgârlar karşısında nerede konumlanacağı kritik bir husustur. Hükümet olarak, hem genel ekonomimizin hem de AB ile olan ticaret ve yatırım ilişkilerimizin zarar görmemesi için kararlı bir politika izliyoruz.” diye ekledi.
AB Komisyonu’nun 4 Mart Çarşamba günü ‘Sanayi Hızlandırma Yasası’ taslağını kısmen kabul ettiğini hatırlatan Bolat, “Bu taslak ile Gümrük Birliği’nin kapsam içine alınması, Türkiye’nin AB ile olan ticaretinin ve yatırımlarının güvence altına alınması anlamına geliyor. Bu durum, Türkiye’ye daha fazla yabancı yatırımın ve Avrupa yatırımlarının gelmesini hızlandıracak bir karar olmuştur. Ayrıca aramızdaki yapıcı diyalog zeminini korumak adına da önemli bir adım olmuştur. Otomotiv sektörüyle ilgili bazı beklentiler de bu taslakta yer almaktadır. Bu konuları AB Komisyonu ile hızlı bir şekilde müzakere etmeye başlayacağız.” ifadelerini kullandı.
AB ile Türkiye arasında ticaret ve yatırımları artıracak taslağın onay sürecine de değinen Bolat, “Taslak mevzuatın AB Konseyi’nde kabul edilmesi ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda onaylanması sürecinin yaklaşık bir yıl alacağını öngörüyoruz. Bu süre zarfında AB Komisyonu ile ve Konsey üyesi ülkelerin bakanlarıyla yakın iş birliği içinde, pozitif ve yapıcı istişarelere devam etmeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.