Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ve KÜME Mütevelli Heyeti Üyesi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Tasarım İşi” etkinliğine katılım gösterdi.
Kültür Medeniyet Vakfı’nın tasarım ekosistemi Alan’ın ikinci etkinliği “Her Şey Tasarımdır” temasıyla gerçekleştirildi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, KÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, KÜME Mütevelli Heyeti Üyesi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ve çok sayıda öğrenci iştirak etti. Selçuk Bayraktar, Baykar’ın tasarım anlayışının özünü özgünlük ve köklere dayanma ilkesinin oluşturduğunu belirtirken, şirketin tüm hava araçlarında alışılmışın dışında bir form tasarlandığını ifade etti.
“Geleceğe yürüyebilmek için farklı olmanız gerekiyor”
KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Baykar’ın hikayesinin eşsizliğine vurgu yaparak, “Baykar’ın tasarımla ilgili en önemli sözü, rahmetli babamın bir ifadesidir: ‘İnsanlar uçağı yaptığında kuşa benzer ama Laz uçağı yapıldığında balığa benzer.’ Baykar’ın hikayesi özünde kimseye benzememek üzerine kuruludur. Büyük bir üretim ülkesi olmamıza rağmen, birçok alanda üretimimiz olsa da fikri ve tasarımın dışarıda kalması sorunu yaşıyoruz. Dışarıda tasarım olduğunda yalnızca takipçi olabiliyorsunuz; asla yön verici veya lider olamazsınız. Köklerden göklere uzanmak için ağaçları incelediğimizde, o muazzam eserlerin hayranlık uyandırdığını görebiliriz. Bu köklerin gücü, göğe uzanmayı mümkün kılar. Bizim hikayemizde bu bağın kopması var. Özgün olmak ve farklılaşmak geleceğe yürümek için esastır. Bir takımın şampiyon olacağına inanmadığı sürece, şampiyon olması mümkün değildir. Baykar’ın tasarımlarında özgün bir form tercih edildiğini görebilirsiniz. Doğaya bakıp kuş yerine balığı seçtik. Uçaklarımız balığa benziyor çünkü bu, Laz kafasıdır. Bu felsefeyi, köklerine güvenmeyi ve göğe uzanma fikrini burada görürsünüz” şeklinde konuştu.
Endüstriyel tasarımın mühendislikteki rolü hakkında bilgi veren Bayraktar, “Savunma sanayisi ürünlerinin neredeyse tamamında endüstriyel tasarımcıların önemli bir etkisi vardır. Veri terminallerinden ikmal yapan sistemlere kadar her alanda endüstriyel tasarımın etkisi hissedilmektedir” dedi.
KÜME Mütevelli Heyeti Üyesi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ise, “Tasarım genellikle bir probleme çözüm bulmak ya da bir ihtiyacı karşılamak amacıyla yapılır. Güçlü tasarım, kimlikli tasarım demektir. Kimliğini ne kadar güçlü tutarsanız, tasarım da o kadar etkili olur. Küreselleşen dünyada, farklı kültürlerin adeta silinip atıldığını görüyoruz. Hayatımızın her alanında çeşitli tasarımlar kullanıyoruz; ancak çoğu başkalarının tasarımı. Bir insan bir şey tasarlarken kendi bakış açısını, kültürünü ve değerlerini mutlaka yansıtıyor. Biz de başkalarının zihin dünyalarının ürünleriyle kendi hayatımıza çözüm bulmaya çalışıyoruz. Kendi ihtiyaçlarımıza odaklanıp özgün tasarımlar yapabilirsek, bu küreselleşmenin ezdiği zeminde kendi kimliğimizi koruyabiliriz. KÜME bu hedefle çalışmalarını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.
Sümeyye Erdoğan Bayraktar, “KÜME’yi yeni kurduk ancak KADEM 10 yılı devirdi. Kadınların en kötü tecrübeleri yaşadığı yerlerden biri Batı’nın Orta Çağı veya Antik Yunan’dır. Bu dönemlerde kadın insan olarak dahi görülmüyor. Kadın çalışmaları yaparken yeni söylemler geliştirmemiz ve özgün çözümler üretmemiz önemlidir. Müslüman ülkelerde, kadın çalışmaları yapan kuruluşların çoğunun Batı’daki söylemleri taklit ettiğini görüyoruz. Bizim için bu yanlışa düşmemek önemlidir. Öncelikle kendi toplumumuzdaki kadın sorunlarını tespit ederek, özgün çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bu süreçte kendi kaynaklarımıza, dinimize ve medeniyetimize dönerek bilimsel bir yaklaşım sergilememiz gerekiyor. Temel hareket noktamız, kendi sorunlarımız ve kendi bakış açımızla bu özgünlüğü sağlamaktır” dedi.
Sümeyye Erdoğan Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın Haklarına Dair İlkeler Bildirgesi’ni oluşturduk. Farklı disiplinlerden gelen akademisyenlerle aylarca bu konuda çalıştık. Dünyadaki örnekleri incelediğimizde benzerlikler olduğunu gördük. Ancak kendi kaynaklarımıza döndüğümüzde daha farklı ve renkli prensipler geliştirebileceğimizi fark ettik. Bu bildirge, bu alanda ilk kez yapılan bir çalışma oldu. Modern dünyada cinsel kimlik üzerinden yürütülen toplum mühendisliği projelerinin, kadın hakları alanında bir tehdit oluşturduğunu ve bununla mücadele edilmesi gerektiğini belirten bir bildirgedir” şeklinde konuştu.
Post Views: 10
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.