Son yüz yıl içerisinde İslam dünyası, ayrılığın ve ihtilafın getirdiği ağır bedelleri gözler önüne seren pek çok acı örnekle doludur. Kur’an ve sünnet, Müslümanlara net bir çağrıda bulunmaktadır: Birlikte kalın, parçalanmayın.
İslam dünyasının son yüzyılına baktığımızda, benzer bir manzara farklı coğrafyalarda tekrar ortaya çıkmaktadır: savaşlar, işgaller, iç çatışmalar ve parçalanmış toplumlar. Değişen tek şey, olayların yaşandığı yerler ve katılımcılardır; sonuç ise genellikle aynıdır. Kaybeden yine Müslümanlar olmuştur.
Bu durum aslında yeni bir olgu değildir. Kur’an-ı Kerim, ümmetin karşılaşabileceği bu tehditleri asırlar önce açık bir biçimde ifade etmiştir:
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın.”
(Âl-i İmrân 3/103)
Bu ayet yalnızca bireysel bir öğüt sunmakla kalmaz; aynı zamanda Müslüman toplumların varlığını ve gücünü koruyan temel bir ilkedir. Zira birlik kaybolduğunda güç de kaybolmaktadır.
Nitekim Kur’an’ın başka bir ayeti bu gerçeği şu şekilde dile getirir:
“Allah’a ve Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra gevşersiniz ve gücünüz gider.”
(Enfâl 8/46)
Günümüzde İslam dünyasında yaşanan birçok kriz, bu ilahi uyarının ne derece hayati olduğunu yeniden hatırlatmaktadır.
Peygamber Efendimiz de ümmetin birlik duygusunu şu sözleriyle ifade etmiştir:
“Müminler birbirlerini sevmede, merhamette ve şefkat göstermede tek bir beden gibidirler. Bedenin bir organı rahatsız olduğunda diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona katılır.”
(Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)
Bir başka hadisinde ise şöyle buyurmuştur:
“Mümin mümine karşı bir binanın tuğlaları gibidir; birbirini destekler.”
(Buhârî, Salât 88; Müslim, Birr 65)
Bu hadisler, Müslümanların sadece aynı inancı paylaşan bireyler olmadığını; aynı zamanda birbirine bağlı bir toplum olduklarını hatırlatmaktadır. Birinin zayıflığı, diğerini de etkilerken, birinin gücü diğerine de güç vermektedir.
Tarih, bu gerçeği doğrulayan birçok örnekle doludur. Müslüman toplumlar, birlik halinde olduklarında ilimde, kültürde ve medeniyette önemli ilerlemeler kaydetmişlerdir. Ancak, ihtilafların derinleştiği dönemlerde zayıflık ve parçalanma kaçınılmaz olmuştur.
Bugün yaşanan acılar, aynı gerçeği bir kez daha gözler önüne sermektedir: Müslümanların yeniden güç ve dirlik kazanmasının yolu, ayrılıkları büyütmekten değil, tevhid akidesi etrafında birleşmekten geçmektedir.
Çünkü ümmetin gücü, ayrılıkta değil, birlikte ve kardeşlikte saklıdır.
İstanbul, 8 Nisan 2026
Film Yönetmeni ve Yazar
Muhammed Bozbey
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.