Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA tarafından 2026 FIBA Hall of Fame listesine alınmasının ardından Berlin’de düzenlenen törenle ödülünü FIBA Başkanı Şeyh Saud Ali Al Thani’den aldı.
Kraftwerk etkinlik alanında gerçekleştirilen bu özel törende, Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame ödülünü alarak sporculuk kariyeri ve milli takım kimliğiyle bu prestijli listeye dahil edilen ilk Türk sporcu olma onurunu yaşadı.
FIBA Hall of Fame, basketbola uzun yıllar boyunca önemli katkılarda bulunan ve uluslararası basketbol kültürüne değer katan isimleri onurlandıran bir platform olarak dikkat çekiyor. Törende TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yanı sıra, Sue Bird (ABD), Celine Dumerc (Fransa), Clarisse Machanguana (Mozambik), Dirk Nowitzki (Almanya), Ismenia Pauchard (Şili), Wang Zhizhi (Çin) ve başantrenör Ludwik Mietta-Mikolajewicz (Polonya) da ödüllerini aldı.
Tören sırasında konuşan TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, “Burada bulunmak benim için büyük bir onur ve son derece duygusal bir an. Basketbol, hayatım boyunca bana çok şey kazandırdı; ancak en değerlisi, ülkemin temsilcisi olmanın ayrıcalığını yaşayabilmek oldu. Bu nedenle bu onuru yalnızca kendi adıma değil, Ay-yıldızlı formayı gururla taşımış tüm sporcular adına kabul ediyorum. Bu değerli isimlerle birlikte Hall of Fame’e kabul edilmek, benim için ayrı bir mutluluk ve gurur. Basketbol tarihine yön vermiş oyuncularla aynı sahnede olmak, bu anı daha da anlamlı kılıyor. Bu kıymetli onur için FIBA’ya, Sayın Başkan’a, Sayın Genel Sekreter’e ve Hall of Fame Seçim Komitesi’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. FIBA, her zaman uluslararası basketbolun gerçek yuvası oldu. Farklı kültürleri bir araya getiren, karakter inşa eden ve sporculara sınırların ötesinde hayal kurma cesareti veren bir yapı. Benim yolculuğum Türkiye’de, hayalleri olan genç bir çocuk olarak başladı. Milli takım formasını ilk kez giydiğim anı hâlâ çok net hatırlıyorum. O an, basketbol benim için sadece bir oyun olmaktan çıktı; bir sorumluluğa dönüştü. Genç yaşta katıldığım organizasyonlar, hem oyuncu hem de birey olarak kimliğimi şekillendirdi. Disiplini, mücadeleyi ve kendinizden daha büyük bir amacı temsil etmenin ne demek olduğunu orada öğrendim. Ancak bu yolculuk beni ülke sınırlarının çok ötesine taşıdı. NBA’e adım atmak, sadece kişisel bir başarı değil; tamamen farklı bir dünyanın içine girmekti. NBA, beni her anlamda geliştirdi. Rekabet seviyesi, beklentiler ve her gün kendinizi yeniden kanıtlama gerekliliği, sizi sadece daha iyi bir oyuncu değil, daha güçlü bir insan haline getiriyor. Orada, oyuna yön veren büyük oyuncularla aynı sahayı paylaşma fırsatı buldum. En önemlisi, bir takımın parçası olmanın gerçek değerini öğrendim. NBA benim için sadece bir lig değil, büyük bir aile oldu. Nerede olursam olayım, öğrendiğim her şeyi ve ülkemi yanımda taşıdım. En üst seviyede rekabet ederken köklerinizle bağlı kalmak, kariyerimin en belirleyici unsurlarından biri oldu. Bu yolculukta hayatıma dokunan çok özel insanlar oldu. Öncelikle aileme teşekkür etmek istiyorum. Kariyerimin en başından beri her anımda yanımda olan eşime; gösterdiğin sabır, yaptığın fedakarlıklar ve bana verdiğin sarsılmaz destek için minnettarım. Kızlarım Ela ve Lina; sizler benim en büyük ilham kaynağımsınız. Annem; duaları her zaman arkamdaki en güçlü desteklerden biri oldu. Kariyerim boyunca birlikte yol yürüdüğüm tüm takım arkadaşlarıma, antrenörlerime ve bana inanan herkese de teşekkür ediyorum. Özellikle iki değerli antrenörüme ayrı bir parantez açmak istiyorum. Aydın Örs; genç yaşta bana yol gösterdiğiniz ve bugün olduğum oyuncunun temellerini attığınız için teşekkür ederim. Stan Van Gundy; NBA’de bana duyduğunuz güven ve bana verdiğiniz sorumluluk için size ayrıca teşekkür ediyorum. Sizin bana olan inancınız ve katkılarınız bu yolculukta çok büyük bir yer tutuyor. Bu an, en az benim kadar sizin de. Ayrıca Türk halkına da içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Nerede oynarsam oynayayım, hissettiğim destek, güven ve aidiyet duygusu benim en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Kariyerim boyunca benim için en büyük gururlardan biri de gençlere ilham olabilmek, onları basketbola ve spora yönlendirebilmek oldu. Gelecekte çok daha fazla Türk sporcunun ve dünyanın dört bir yanından genç yeteneklerin bu sahnelerde yer almasını diliyorum. Çünkü yeteneği gerçeğe dönüştüren; inanç, emek ve asla vazgeçmemektir. Basketbol bana sadece bir kariyer sunmadı. Bugün burada yalnızca bir teşekkürle değil, aynı zamanda bu oyuna geri verme sorumluluğuyla duruyorum. Çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
TBF’den yapılan açıklamada ise, “Milli takım kariyerinde 1994-2014 yılları arasında 309 kez ay-yıldızlı formayı giyen ve 3 bin 475 sayı kaydeden Hidayet Türkoğlu, uzun yıllar A Erkek Milli Takımımızın kaptanlığını üstlenerek Türk basketbolunun en önemli liderlerinden biri oldu. 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası ve 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalyalarda önemli pay sahibi olan Türkoğlu, Ay Yıldızlı forma altında elde edilen tarihi başarıların önemli parçalarından biri olarak öne çıktı. Kulüp kariyerinde ise NBA’de sergilediği performansla Türk basketbolunun uluslararası alandaki temsiline büyük katkı sağlayan Türkoğlu; ilk beşte maça çıkan ilk Türk oyuncu, 10 bin sayı barajını geçen tek Türk basketbolcu ve 997 maçla NBA’de en fazla forma giyen Türk oyuncu unvanlarını taşımaktadır. 2008 yılında Orlando Magic formasıyla “En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu” (MIP) ödülünü kazanan Türkoğlu, 2009 yılında NBA Finalleri’nde mücadele ederek kariyerine önemli bir başarı daha ekledi” ifadeleri yer aldı.
FIBA Hall of Fame 2026 listesinde yer alan isimler ise şu şekilde sıralandı:
Hidayet Türkoğlu – Türkiye – 2001 EuroBasket ikincisi ve 2010 FIBA Dünya Kupası ikincisi
Sue Bird – ABD – Beş kez Olimpiyat altın madalyası kazandı ve dört kez FIBA Dünya Kupası şampiyonu oldu
Celine Dumerc – Fransa – EuroCup Women şampiyonu ve uzun yıllar Fransa Milli Takımı’nın oyun kurucusu
Clarisse Machanguana – Mozambik – 1993 AfroBasket başarısında önemli rol oynayan ve uzun yıllar uluslararası arenada forma giyen oyuncu
Dirk Nowitzki – Almanya – 2002 Dünya Kupası MVP’si ve 2005 EuroBasket MVP’si
Ismenia Pauchard – Şili – Güney Amerika’nın öne çıkan isimlerinden biri olup, Şili basketboluna önemli katkılar sağladı
Ludwik Mietta-Mikolajewicz – Polonya – Tanınmış Polonyalı antrenör
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.