evden eve nakliyat
DOLAR 42,5354 0.07%
EURO 49,5729 -0.06%
ALTIN 5.745,37-0,12
BITCOIN 3811053-1.67798%
İstanbul
18°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Genç Kadında Kist: Geç Fark Edilen Tehlike!
  • Tividya
  • Genel
  • Genç Kadında Kist: Geç Fark Edilen Tehlike!

Genç Kadında Kist: Geç Fark Edilen Tehlike!

ABONE OL
Ekim 9, 2025 07:31
Genç Kadında Kist: Geç Fark Edilen Tehlike!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul’da yaşayan 24 yaşındaki bir kadın, karın şişliği ve gaz sancıları nedeniyle doktora başvurdu. İlk muayenesinde sindirim sorunları olduğu düşünülerek kendisine bir diyet programı önerildi. Ancak, şikayetleri zamanla artış gösterince başka bir sağlık merkezinde yapılan detaylı inceleme sonucunda karnında 45 santimetre çapında ve 5 kilogram ağırlığında bir kist bulundu. Genç kadın, başarılı bir operasyonun ardından kistinden kurtularak doğurganlık şansını korudu.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Serhat Şen, hastanın tanı sürecinin zorluklarına dikkat çekerek, “Hastamız bize geldiğinde karnı oldukça şiş ve zayıflamıştı. Daha önce bağırsak problemi zannedilerek diyet önerilmişti. Yumurtalıktan kaynaklanan kitleler, sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla kolaylıkla karıştırılabiliyor. Bu nedenle hasta, bir süre özel bir beslenme programıyla durumu idare etmeye çalıştı. Meslek hayatımda gördüğüm en büyük kitleydi. Karın içinde geniş bir alan bulunduğundan, fark edilmesi zor olabiliyor” dedi.

Dr. Şen, hastanın ameliyat süreci hakkında bilgi vererek, “Kitle, bağırsakları sıkıştırdıkça kendine yer bulabiliyor. 40-45 santimetreye ulaşmasa bile, 10-15 santimetreye ulaştığında belirtiler kendini göstermeye başlıyor. Belirtilerin geç fark edilmesinin nedenleri arasında hareketsiz yaşam tarzı ve düzenli kontrole gitmeme yer alıyor. Hareketsiz kaldığımızda bedenimizdeki değişimleri anlamakta zorlanabiliriz. Yıllık kontroller, özellikle adet döneminden sonra ultrasonla yapılmalı; bu oldukça önemlidir. Bu kadar geç fark edilmesi nadir bir durum olsa da, olabileceğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Ameliyat süreci 20-25 dakika sürdü” diyen Dr. Şen, “Ameliyatlarda ekip çalışması kritik öneme sahiptir. Üniversite hastanesi olmamız nedeniyle elimiz güçlü. Ameliyata, organ korumaya yönelik hazırlıklı giriyoruz. Karnı diklemesine kestiğimiz prosedür 20-25 dakika sürüyor ve kitle hızlıca çıkarılıyor. Hastamız genç olduğu için kanser riski beklemiyoruz. Ameliyat hem başarılı hem de hızlı geçti. Hasta artık yürüyebiliyor ve normal yaşamına dönecek. Yarın evine gidecek, bir hafta sonra işine başlayacak. Korkulacak bir durum yok” ifadelerini kullandı.

Dr. Şen, kistlerin her yaşta görülebileceğini, özellikle üreme çağındaki kadınlarda daha sık rastlandığını belirtti. “Yumurtalık, her ay 2 santimetrelik kistleri üreten bir kist fabrikası gibidir. Uyku düzensizlikleri, beslenme hataları ve hareketsiz yaşam gibi faktörler, kistlerin büyümesine neden olabilir. Yıllık kontroller yapmak şarttır. Büyük şehirlerde yaşayan bireylerde kist üretme eğilimi artabilir. Adet düzeni genellikle bozulur, ancak bu vakada 45 santimetreye kadar bozulmamış” dedi.

“En yaygın belirtiler sindirim problemleri” diyen Dr. Şen, “Kistlerin en sık görülen belirtileri sindirim sorunlarıdır. Bu nedenle kistler genellikle sindirim hastalıklarıyla karıştırılmaktadır. Karında yaygın bir gaz sancısı, yeni başlayan kabızlık, gaz ve artan şişkinlik varsa altında genellikle yumurtalık problemleri yatıyor. Hastamız 24 yaşında, bu biraz atipik. Genellikle 40’lı yaşlarda yumurtalık kitlelerine daha sık rastlarız, ancak 7’den 70’e her kadında kist görülebilir” şeklinde konuştu.

Dr. Şen, “Hastanın belirttiği süre, kitleyi fark ettiği dört ayı kapsıyor. Gerçek süreyi söylemek zor, en az bir yıl sürmüş olabilir. Kitle büyüdükçe çevresindeki kapsül inceliyor. Bir travma, kapsülün patlamasına ve içeriğin karın içine boşalmasına neden olabilir. 4-15 santimetre arasında kitle dönebilir ve çürüme başlayabilir. Ani ağrı veya kanama da görülebilir. Yumurtalığa yapılan her müdahale, rezervden bir miktar eksiltir” dedi.

Bu vakada sağ yumurtayı tamamen çıkarmak zorunda kaldıklarını belirten Dr. Şen, “Çünkü sağlıklı doku kalmamıştı. Sol yumurtası ve tüpü sağlam; bu nedenle hastanın çocuk sahibi olmasında sorun yok. Yumurtalık cerrahisinde yüzde 100 rezerv koruması hedefleniyor ve bu, çocuk sahibi olma ihtimalini engellemiyor. Müdahale ihtimali azaltsa da tamamen yok etmez. Korkmaya gerek yok; müdahale gerekiyorsa yapılmalıdır” dedi.

Yaşadığı süreci paylaşan hasta, “Şikayetlerim mayıs ayında başladı. Gaz, kramp ve karın şişliği yaşıyordum ama sıcak duş alınca geçiyordu. Diyet yaptım, süt ve karbonhidratı kestim ama düzelmedi. Doktora gittiğimde bana irritabl bağırsak sendromu teşhisi konuldu. Düşük FODMAP diyeti uyguladım ama bir süre sonra karnım sertleşti. Sabah yumuşak olan karın artık hiç inmiyordu” dedi.

Hasta, ağrıların artmasıyla tekrar doktora başvurduğunu belirterek, “Sağ tarafımda yoğun bir ağrı başladı, geceleri dönemiyordum. Organlarımın sıkıştığını hissettim. Bu durumun bağırsakla ilgili olmadığını anladım. Kadın doğuma yönlendirildim ve burada kist tespit edildi” diye ekledi.

Tedavi sürecinin kendisini hem fiziksel hem de duygusal olarak zorladığını ifade eden hasta, “Kist olduğunu öğrenmek çok moral bozucuydu. Patlama riski ve çıkarılma zorunluluğu beni korkuttu. Yeni evliydim ve çocuk sahibi olamayacağım korkusunu yaşadım ama doktorum süreci çok iyi yönetti. Şimdi ağrım yok, rahatım” şeklinde konuştu.


Post Views: 13

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.