Edirne’de yaşayan 23 yaşındaki genç, dedesinden miras kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırmaya devam ediyor.
Ramazan geceleri, şehrin tarihi sokaklarında yankılanan davul sesleri, asırlık bir geleneği yeniden canlandırıyor. Davulcular, melodiler eşliğinde mahalle sakinlerini sahura kaldırırken, bu geleneğin genç temsilcilerinden biri olan Umurcan Zurna, omzundaki davuluyla sokakları dolaşıyor. Umurcan, yalnızca bir görev ifa etmenin ötesinde, ailesinden devraldığı kültürel mirası yaşatma çabası içinde. Küçük yaşlardan itibaren dedesi ve babasıyla birlikte kapılara çıktığını ifade eden Zurna, davulculuğun aile geleneği haline geldiğini belirtiyor. “Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz” diyen Umurcan, Ramazan davulculuğunu bir meslekten ziyade kültürel bir sorumluluk olarak tanımlıyor.
“Geleneklerimizi unutmamalıyız”
Edirne’de davul ve zurna geleneğinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, bu kültürün Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi etkinliklerde de yaşatıldığını hatırlatıyor. “Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli” şeklinde konuşuyor.
Edirne’nin tarihi camileri, çarşıları ve taş sokakları arasında Ramazan gecelerinde yükselen davul sesleri, sadece sahura bir çağrı değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yansıması olarak öne çıkıyor. Umurcan Zurna ve ailesi, her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu geleneği yaşatmaya devam ediyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.