Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şehir planlamalarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması durumunda kentlerin olumlu yönde gelişeceğini ve insanların daha mutlu olacağını ifade etti. Uzlaşı kültürü çerçevesinde herkesin görüşlerinin yer aldığı bir ‘Kent Anayasası’ oluşturduklarını belirten Bozbey, “Amacımız tarımı, doğayı, havamızı ve suyumuzu koruyarak, Bursa’yı insanların keyifle yaşayabileceği bir yer haline getirmektir” açıklamasında bulundu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, TMMOB Şehir Plancıları Odası, Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa Planlama Ajansı iş birliğiyle düzenlenen ‘Değişimin Eşiğinde’ temalı Dünya Şehircilik Günü 49. Kolokyumu, alanında uzman kişilerin katıldığı paneller, oturumlar, bildiriler, forumlar, çalıştaylar ve sergilerle devam ediyor. Başkan Bozbey, moderatörlüğünü Yaman Kaya’nın üstlendiği ‘Bursa Yerel Oturumu’ panelinde konuşmacı olarak yer aldı. Bozbey, öncelikle Türkiye’deki şehir planlama anlayışının tartışılması gerektiğini vurgulayarak, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’ye kadar devletin örnek alınacak şehir planlaması çalışmaları gerçekleştirdiğini, 1950 sonrası dönemde ise ciddi sorunların ortaya çıktığını dile getirdi. 1960 sonrası Bursa’nın geleceğinin şehir plancılığı açısından değiştiğini ifade eden Bozbey, yoğun göçler ve kaçak yapılaşmanın Bursa’nın görünümünü tamamen değiştirdiğini belirtti. Dağdan bakıldığında Bursa’nın artık ‘Yeşil Bursa’ değil, ‘Gri Bursa’ olarak görüldüğünü aktaran Bozbey, “Plan, pek çok unsuru ifade ediyor. Planlama anlayışımızı geliştirmediğimiz sürece, kentleri insanların yaşamaktan keyif alacağı mekanlara dönüştüremeyiz” dedi. Bursa’nın mevcut nüfusunun 3.3 milyona ulaştığını söyleyen Bozbey, günlük verileri dikkate alarak Bursa’nın geleceğini planlamanın gerekliliğine vurgu yaptı. Bozbey, Bursa’nın genelde yatay bir büyüme gösterdiğini ve alternatif ulaşım yollarının oluşturulamadığını belirtti.
“Planlamalar, bütüncül bakış açısıyla yapılmalı”
Bursa’nın artan nüfusu ile birlikte su sorununun da planlanmadığı için yaşandığını ifade eden Başkan Bozbey, 1998 yılından itibaren kentteki yağış miktarının azaldığını belirtti. Bozbey, “Marmara Bölgesi’ne 30 milyon insan yoğunlaştı. Şu anda müsilaj gibi sorunlardan bahsediyoruz. Şehir ve ülke planlamasının bütüncül bir bakış açısıyla gerçekleştirilmesi gerektiği açıktır. Bursa’yı planlarken çevresel etmenleri de göz önünde bulundurmalıyız. Marmara’yı da kapsamlı bir şekilde ele almadığımız sürece, Bursa ve diğer kentler kazanamaz” dedi.
“Bizler bir ‘Kent Anayasası’ oluşturuyoruz”
Başkan Bozbey, göreve geldikten sonra Bursa Planlama Ajansı’nı kurduklarını hatırlatarak, Türkiye’de örneği olmayan bir Akademik Danışma Kurulu oluşturduklarını söyledi. Bu sayede planlama süreçlerinin sadece siyasi iradeye bağlı kalmadığını, toplumun geniş bir kesiminin de kentin geleceğine katkıda bulunduğunu vurguladı. Bursa’nın uzun vadeli planlamaya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bozbey, “2050 vizyonlu 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nı hazırlarken vatandaşlarla, sanayicilerle, akademik odalarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla istişare ediyoruz. Uzlaşı kültürü ile herkesin sözünün yer aldığı bir ‘Kent Anayasası’ hedefliyoruz. 17 sektörel çalışma grubu kuruldu ve her bir sektörle ilgili yoğun bir çalışma gerçekleştirildi. İnternette bir portal oluşturarak herkesin şikayet ve önerilerini dile getirmesine olanak sağlayacağız. Bu çalışmaya öncelikle Bursalıların sahip çıkması gerekiyor. Ovadaki her kaçak yapı, ovanın katledilmesi demektir. Suyumuzun azalması ve sorunların büyümesi anlamına geliyor. Güncel veriler üzerinden planımıza herkesin sahip çıkmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“Topraklarımızın her bir metrekaresini korumak zorundayız”
Yaşanan sorunların çözüm yolunun şehir planlamasından geçtiğini vurgulayan Başkan Bozbey, kentsel dönüşüm uygulamalarında mahalle dokusunu bozmamaya, komşuluk ilişkilerini sürdürmeye ve kentsel ihtiyaçları gidermeye önem verdiklerini belirtti. JICA ile yürütülen projenin önemine dikkat çeken Bozbey, ‘Bursa Modeli’ oluşturma çabasında olduklarını ifade etti. Dağlık bölgelerdeki toprakların büyük bir kısmının üçüncü şahıslara geçtiğine, Yenişehir gibi bölgelerde ise bu oranın daha da yüksek olduğuna dikkat çeken Bozbey, “Bu duruma rağmen tarımı desteklemek için ciddi çaba sarf ediyoruz. Aile işletmelerini artırmayı hedefliyoruz. Tarlaların boş bırakılmamasını istiyoruz. Gerekirse ürünleri satın alıyoruz. Çiftçi iyi bir gelir elde ederse toprağını satmayacaktır. Gençlerin tarıma yönelmesini sağlamalıyız. 2050 vizyonlu Çevre Düzeni Planı’nda tarımın özel bir yeri bulunuyor. Topraklarımızın her bir metrekaresini korumak zorundayız. Bu anlayışa sahibiz. Tarımı, doğayı, havamızı ve suyumuzu koruyarak, kentimizi insanların keyifle yaşayacağı bir yer haline getirmek için süreci yönetmek istiyoruz” diye konuştu.
Oturumun ardından Türkiye’nin farklı şehirlerinden kolokyuma katılan belediyelerin şehir planlama temalı stantlarını ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, çeşitli okulların öğrencileri tarafından hazırlanan sergiyi gezerek, yetkililerden bilgi aldı.
Post Views: 76
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.