Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul baskınları, sıradan birer olay olarak geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. Bu gelişmeler, Türkiye’deki gençliğin yaşadığı derin kırılmaları, öfke birikimini ve yönsüzlüğü gözler önüne seren ciddi bir toplumsal uyarıdır.
Mesele artık sadece birkaç öğrencinin disiplinsizliği ya da anlık öfkesi ile sınırlı değil. Okul bahçelerinde meydana gelen bu tür saldırganlık, sokaklarda biriken gerilimin, dijital dünyadaki kontrolsüzlüğün ve aile ile çevre arasındaki denetim mekanizmalarının zayıflamasının bir sonucudur. Bu durumun altında yatan sebepleri inceleyelim:
Bu maddeler, rastgele yazılmış ifadeler değildir. Cadde News Gazetesi olarak gerçekleştirdiğimiz yaklaşık beş yıllık görüşmeler ve çalışmalar sonucunda elde edilen tespitlerdir.
Birçok platformda bu konuları gündeme getirerek önlem alınması gerektiğini, başta manşetlerimiz olmak üzere sürekli dile getirdik.
Bu kopukluk; genç bireylerde kimlik bunalımı, öfke kontrolü sorunları ve aidiyet eksikliği yaratıyor. Karşımızda ise okul baskınları yapan, şiddeti çözüm olarak gören ve kimi zaman kendi hayatına son veren bir profil beliriyor.
Bu noktada, Cadde News Gazetesi olarak düzenlediğimiz “Gençlik, Sosyal Medya ve Gerçek Dünya” panellerinin hayati önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu panellerde sadece konuşmadık; dinledik, anlamaya çalıştık ve en önemlisi gençlerin iç dünyasına dokunmaya gayret ettik.
Çünkü mesele gençleri suçlamak değil, onları anlamaktır.
Mesele bastırmak değil, doğru yönlendirmektir.
Gençlik politikaları artık klasik yöntemlerle yürütülemez. Sadece yasaklar ve disiplin cezalarıyla bu sorun çözülemez. Bunun yerine, gençlerin enerjisini doğru alanlara yönlendirecek sosyal, kültürel ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir.
Buradan açık bir çağrıda bulunuyorum:
Eğitimciler, aileler, yerel yönetimler ve medya el ele vermek zorundadır. Bu mesele sadece bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir gelecek meselesidir.
Cadde News olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Gençliğin sesi olmaya ve bu tehlikeye dikkat çekmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Unutulmamalıdır ki:
Kaybedilen her genç, kaybedilen bir gelecektir.
Ve biz, o geleceği kaybetme lüksüne sahip değiliz.
Özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki bu tür saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diler, yaralılarımıza acil şifalar temenni ederim. Ülkemize bir daha böyle kötü günler yaşatmasın.
Selam ve dua ile…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.