İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Geçmişten Günümüze Türkçe’nin İmlası Uluslararası Sempozyumu’na katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkçe’nin tarihi derinliği ve coğrafi genişliği sayesinde zengin bir söz varlığına sahip olduğunu belirtti. Yılmaz, “İmla, dil bayrağımız Türkçemizin anlaşılabilirliğini, birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Üniversitesi, Uluslararası Balkan Üniversitesi ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen sempozyumda önemli mesajlar verdi. Program, İstanbul Üniversitesi Rektörlük binasında gerçekleşti ve İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem ile diğer davetliler katılım gösterdi.
Yılmaz, dilin anlamı ve önemi üzerinde durarak, “Dil, düşüncenin sınırlarını belirliyor. Düşüncenin derinliğini ve genişliğini ortaya koyuyor. İyi bir dil, düşünce ufkunuzu da geliştiriyor. Aynı zamanda dil, geçmişle bugünü birleştiriyor. Dildeki bozulma, geçmişle ilişkinizin zayıflaması demektir” şeklinde konuştu. Dilin bir ruh taşıdığını vurgulayan Yılmaz, bu ruhun korunmaması durumunda kültürel emperyalizme maruz kalınabileceği uyarısında bulundu.
Yılmaz, Türkçe’nin yazılı örneklerinin yüzyıllar öncesine dayandığını belirterek, “Türkçe, dünyanın en kadim dillerinden biridir. Bu sempozyum, dilimizin kültürel kimliğimizdeki yerini pekiştirecek ve medeniyet vizyonumuza katkı sağlayacaktır. Türkçe, resmi dilimiz, ortak dilimiz ve uluslararası bir dil olarak üç boyutlu düşünülmelidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkçedeki sıradanlaşmanın kurumların çalışmalarıyla hareket kazanacağını ifade ederek, “Türkçe, tarihi derinliği ve coğrafi genişliği ile zengin bir söz varlığına sahiptir. İmla, Türkçemizin anlaşılabilirliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur” diye ekledi.
Dijital çağda imla kurallarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Dildeki gelişmeler organik olmalı, dışardan dayatmalarla değil, kendi dinamikleriyle gelişmelidir. Dijital ortamda sosyal medyada yeni bir dil gelişmektedir. Bu yeni yaklaşımların iyi analiz edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Dil yapısıyla ilgili tartışmaların önemine değinen Yılmaz, “Türkçe, geçmişimizi barındıran bir medeniyet dilidir. Geleceğimiz açısından da etkili bir rol oynaması için sağlıklı bir şekilde geliştirilmesi gerekmektedir. Belki de yeni bir imla kılavuzu hazırlamak gerekiyor” dedi. Ayrıca, Gazze’deki saldırılara da dikkat çeken Yılmaz, uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bir ortamın mevcut olduğunu belirtti.
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, dilin bir milletin hafızası ve kimliği olduğunu vurgulayarak, imla kurallarının sadece teknik bir mesele olmadığını, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem ise 1965 yılında imlamızda yapılan değişikliklerin karışıklığa yol açtığını belirtti. Program, hediye takdiminin ardından sona erdi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.